“Meze”ler bu kez şarapla eşleşsin: Foxy

Pandemi döneminde denemek için merakla beklediğim bir sürü yer birikti haliyle. Neyse ki bir tanesini dün deneyebildim ve hevesimin kaçmamasından dolayı da pek memnun oldum! Karaköy ve Nişantaşı’nda iki şubesi bulunan Foxy, aslında bir şarap mekanı. Levon Bağış’ın şarapları seçtiği, Maksut Aşkar’ın ise o şaraplarla eşleşecek lezzetleri yarattığı, alanında önde gelen iki ismi buluşturan bir mekan. Çoğu zaman fikir iyidir ama uygulamaya geçince taşlar sallanır, yerine oturmaz ya, burada öyle olmamış. Her şey pek bir yerli yerine oturmuş.

Foxy’yi Fuudy’de eve servis yapan nereleri bulabilirim diye gezinirken gözüme kestirmiştim, ama kendi mekanlarına gidip denemek elbette daha güzel olacaktı, çünkü tek mesele “tabaklar” değil tabii burada; özenle seçilerek oluşturulmuş bir şarap kavı vaadediyor Foxy. Çoğu mekanda bulamayacağınız, hele kadehle servisini hiç bulamayacağınız şarapları sunarak bir oturuşta birkaç farklı şarabı deneme imkanı sunuyor. Karatahtadan o gün hangi şarapların kadehle alınabileceğini ve bu şarapların üzüm bilgilerini (bu detay önemli!) görüyorsunuz, bunun yanı sıra elbette daha geniş bir “şişe alım” menüsü de mevcut. Yerli üretim şarapların çeşitlendiği, yerli üzümlerin de iddialı şaraplara dönüştüğü son yıllarda böyle mekanlara olan ihtiyaç da bence artıyor, çünkü denemek istiyoruz, fakat denemeye uygun mekanlar oran olarak baktığımızda çok çok düşük.

Foxy bu açıdan tam benim aradığım tarzda bir yer. Çünkü hem bunları sunuyor, hem de şahane şarapla eşleşen lezzetler hazırlanmış. Hatta bazıları geleneksel olarak kafamızda rakıyla eşleşen tatlar, lakerda gibi, tarama gibi… Oysa pek tabii, hem deniz ürünleri hem başka bazı geleneksel tatlar şarapla da mükemmelen uyumlular! İşin güzel yanı, menüde mezelerin (izninizle bunlara “tapas” demeyeceğim elbette!) hangi üzümlerle uyumlu olduğu da belirtilmiş. Siz de buna göre seçim yapabiliyorsunuz. Diyelim ki canınız bir narince çekti, istediğiniz narince üzümünden mamul şarabı seçip sonra menüden “Narinceye uygun neler varmış bakayım?” diye bakıp sipariş verebilirsiniz veya yemek istediklerinize hangi şarapların uyumlu olacağını direkt menüden görebilirsiniz. Düşününce çok “basit” bir fikir, ama ne kadar da gerekli bir fikir, “Sahi niye bunu birçok yer yapmıyor ki?” diyeceğiniz kadar hem de…

Dün de sevdiğim bir arkadaşımla tam bunu yaptık. Menüden tavuk ciğeri pate, deniz mahsulleri tabağı, Divle obruk peyniri ve sürk peynirli zeytin salatası istedik. Ben yanında ne zamandır denemek istediğim Likya Patara rozeyi denedim, sonra da arkadaşımın tavsiyesiyle Vinolus Narince aldım. Patara, çilek ve kırmızı meyve notaları çok belirgin, radyant bir şarap. Asiditesi de yüksek olsa da çizginin benim için rahatsız edici değil, ferahlık verici tarafında kalıyor. Böyle atıştırmalıklara eşlik etmek için gayet ideal, tüm siparişlerimizle uyumluydu denebilir. Vinolus Narince’ye gelince, narince benim zaten sevdiğim bir üzüm, o yüzden çok riskli bir seçim değildi benim için. Bunda armut ve şeftali notaları daha belirgin, asiditesi bir önceki şaraba göre biraz daha yüksek ve hissedilir, ama dengesiz olmayan bir şarap. Deniz mahsulleriyle uyumu daha iyiydi.

Yemeklerin detaylarına bakacak olursak, yanında bamya turşusu, erik turşusu ve salatalık turşusuyla sunulan, bütün Antep fıstıklı tavuk ciğeri pate şahane bir tabak. Benim gibi kaz ciğeri ezmesi (foie gras) sevenlerin bunu da sevmesi mümkün, ama ağır, yağlı tatlardan hoşlanmayanlar elbette yaklaşmamalılar! (Arkadaşım “Kaç kişi denediyse sevmedi, kendi damak tadımdan şüphe edecektim az daha!” deyip güldü, şaka bir yana, tabak gerçekten çok iyi ama dediğim gibi belli tatları sevmiyorsanız beğenmemeniz çok normal.) Bütün Antep fıstıkları ezmeye değişik bir aroma eklerken turşuyla sunulmasını da çok akıllıca bulduğumu ekleyeyim, turşunun asidi elbette o yağlı dokuyu dengeliyor. Benim kısaca “deniz mahsulleri tabağı” dediğim tabak, lakerda, tarama ve abudaraho, yani mumlu balık yumurtası (bir diğer meşhur ismi de “bottarga”) içeriyor, kıtır ekmek dilimcikleri ve soğan turşusu ile sunuluyor. (Bottargadan hoşlanıyorsanız şu bottargalı makarna size ilham verebilir bu arada.) Lakerdayı tattığımızda dokusundan Tunç Balık mamulü olduğunu tahmin ettik, garsona sorunca o da onayladı. Taramanın kıvamı enfes. Abudarahodan ise aynı derecede memnun kalmadım, biraz sert geldi, belki de kesimden dolayıdır. Fakat genel olarak çok hoş bir tabak, klasik soğan yerine soğan turşusu detayını da yakıştırdım doğrusu. Divle obruk peyniri ve ayva peltesi ikilisine gelince, peynir bize biraz fazla “jön” geldi. Hem dokusu yumuşak hem de tadı fazla hafifti; biraz daha yaşlı ve karakterli, kokulu bir obruk görmeyi isterdim doğrusu. Ayva peltesine bayıldığım için tabağın tanımı beni çok cezbetmişti, ama peltenin kıvamı fazla yumuşaktı, yeterince pektinli değil gibiydi. Ama hem tadı hem üstündeki kavrulmuş fındıklarla uyumu çok güzeldi, o yüzden “Eh, bazı günler öyle olur, bir dahakine daha kalıplısını yeriz” dedim. (Bu arada Ali Muhiddin Hacı Bekir’de bıçakla kesilecek kıvamda ayva peltesi satıldığını biliyor muydunuz? Bence muhakkak edinin, peynir tabaklarına harika bir eşlikçi olur.) Son olarak sürk peynirli zeytin salatası tadı tuzu çok yerinde, lezzetli, klasiğin hakkını veren bir tabaktı; hem sürke hem Antakya zeytinine, zeytinyağına çok düşkün biriyim, o yüzden özellikle dikkat ettim. Ama doğrusu bir Antakyalı olan Maksut Aşkar’ın gözetimindeki bir mutfaktan da daha aşağısı beklenmez.

Bu memnun kaldığım Foxy akşamını kakuleli muzlu profiterolle noktaladık. Profiterol zaten çok severim, böyle yaratıcı bir versiyonunun olması ayrıca hoşuma gitti. Muz zaten dolgu kremasıyla çok uyumlu bir tat, kakulesi ise çok baskın değil -hoş, ben çok sevdiğim için daha da belirgin olsa hiç itirazım olmazdı!- genel olarak epey başarılı.

Bu arada belirtmek isterim, yine Maksut Aşkar’ın mekanı olan Neolokal’in de yemeklerini çok beğendiğim için aşağı yukarı belli bir beklentiyle gitmiştim, hayal kırıklığına uğramamak bu açıdan da çok memnun etti. (Bakmak isterseniz bu da Neolokal’le ilgili incelememdi.) Foxy’de başka bir tarzda bir sunum var, daha rahat, daha günlük, ama bu demek değil ki daha az özenli ya da daha az lezzetli. Menüsünde de ciddi bir çeşitlilik var, herkesin kendine uygun bir şarap eşlikçisi bulması mümkün. Ayrıca evde şarap akşamı yapmak istediğiniz zamanlar için de çok uygun, çeşit çeşit tabakla, ana yemeksiz ama her şeyden atıştırarak doyabilirsiniz (şahsen en sevdiğim!) Mobil menüleri sitelerinde mevcut, neler var diye inceleyebilirsiniz. Yine de yakalayabilirseniz mekanlar kapanmadan kendi yerlerine gidip denemenizi tavsiye ederim, ambiansı bile çok keyifli, ama yakalayamıyorsanız paket servisten yararlanarak evde bir şarap gecesi için burayı değerlendirmenizi şiddetle öneririm!


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s