Taze sarımsaklı enginar, kuzukulaklı alabaş

Bahar her ne kadar pek gelemese de, çok şükür baharlık sebzeler, yeşillikler çarşıyı pazarı doldurmaya başladı. Baharın kraliçelerinden enginar her haliyle arz-ı endam ederken en sevdiğim şeylerden biri olan taze sarımsaklar, kuzukulakları en yeşil halleriyle tezgahlara düştü. Bahar sofralarının rengi şüphesiz ki yeşil, o yüzden ben de size yemyeşil iki tarif vereceğim.

Enginarın çanak dışındaki formlarını da yemeye daha çok alıştığını görüyorum insanların ve bu beni çok mutlu ediyor, çünkü onun her halini pek severim! Bu son derece kolay tarif için tek ihtiyacımız olan dört adet en körpesinden enginar kalbi (yahut kalp enginar). Normalde kalp enginarların da -tıpkı çanat enginarlar gibi- zeytinyağlı yemeğini yapabilirsiniz, ama ben onun yerine enginar tadını sonuna kadar alacağım bir tava yemeği tercih ettim. Çanakları daha büyümeden toplanan bu çiçek enginarların en dışını alırken soydurtabilir veya evde dıştaki en kalın, sertleşmiş yapraklarını soyarak hazır edebilirsiniz. Sonrasında güzelce yıkayın, suyunu alın ve ortadan ikiye böldüğünüz kalpleri kızdırdığınız tavaya az zaytinyağı, karabiber, doğranmış taze sarımsak filizleri ve tuzla birlikte yerleştirin, damak tadınıza göre biraz da üstüne limon sıkın. Hafif rengi dönünce diğer taraflarını çevirin ve yine rengi dönene kadar pişirin. Acele etmeyin, ocağı fazla harlamayın, bırakın enginarlarımız güzelce sararsın.

Onlar pişedursun, ben o arada bir kocaman alabaşı aldım, yıkadım, hafif soydum. Alabaş, turpa benzeyen bir kök ve limonlayıp tuzlayıp yemesi çok zevkli, ama ben bu kez azıcık daha afilli bir şey yapmak istedim. Güzel Anılar Dükkanı’nı çok seviyorum, çok güzel el yapımı soslar hazırlıyorlar ve onların hoş bir salsa verde’si vardı evde, ama benim için biraz fazla acıydı. Kullanabilmem için biraz seyreltmem lazımdı. E bu alabaşa da ekşi lazım malum. Aklıma evdeki kuzukulakları geldi. Eğer bugüne kadar bir demet kuzukulağı alıp salatanıza doğramadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz, o nasıl güzel bir ekşiliktir öyle! Limon gibi ekşi, ama en körpe bir ot olarak çıtır çıtır. (Can eriği çekiyorsa canınız ve erik daha çıkmadıysa, kuzukulağını tuzlayıp yiyin, nefsinizi köreltmezse ben de ne olayım!) İşte rondoda bu sosla beraber kuzukulaklarını çektim, tuzlanmış alabaş dilimlerinin üstüne yaydım. Çok güzel oldu, hem kıtır, hem acı, hem ekşi oh! Ama diyeceksiniz ki “Şimdi kalkıp sos mu arayalım?” e haklısınız, son dakika sos aranmaz tabii. O yüzden şöyle yapın, rondoda bir demet kuzukulağı, 3 yemek kaşığı zeytinyağı, tuz, sevdiğiniz ve dayanabileceğiniz oranda taze acı biberi birlikte çekin, ezme gibi bir forma kavuştuğunda yayın onu alabaşların üstüne… Ben gibi bir tabağı hazırlayana kadar yarısını yiyebilirsiniz, çok yakışıyor, yapacak bir şey yok!

Tabii bu esnada dalıp tavadaki enginarları çevirmeyi unutmayın, zira bu yemeğin bence en önemli noktası enginarı çok fazla pişirip öldürmemek, birazcık diri kalmalı, yapraklar dişe gelmeli. Bu kıvama gelip rengi dönünce zedelemeden dikkatlice tabağa alın ve üstüne bir tur da pişmemiş, çiğ taze sarımsak kıyıp gezdirin ki o muhteşem rayihasından mahrum kalmayın. Ve size tavsiyem, ılık ılık yiyin! Bir enginarın bahar tadı, bir alabaşın kıtırtısı, bir taze sarımsak lezzeti, bir kuzukulağı mayhoşluğu derken damağınızda farklı tatlar çarpışacak ve işin en güzel yanı, muhtemelen her şey dahil yarım saatte filan yemeğiniz hazır olacak!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s